Günden güne dijitalleşen dünyamıza uyum sağlamak için yönetici ve çalışanların takip etmesi gereken birçok yenilik vardır. Hızlı teknolojik gelişmeler ve yeniliklerle birlikte bireylerin öğrenme özellikleri ve yöntemlerinin yanı sıra çağın öğrenenden beklentilerinin de değiştiği görülmektedir. Bu yüzden dijital medya okuryazarlığı bu çağın gereksinimlerindendir.
Para ve ekonomi kelimeleri her bireyin hayatında büyük yeri olan iki önemli kavramdır. Dolayısıyla sadece finans ile ilgilenenlerin değil herkesin finansal hayatını sürdürmek için ve finansal özgürlüğünü sağlamak için finansal okuryazarlık konusunda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Finansal okuryazarlık kavramı hayatımıza ilk kez 1990’lı yılların başında girmiştir ve şu anda hem kişiler hem de ülkeler için çok önemli bir yere sahiptir.
Geçmişten günümüze çeşitli ihtiyaçlarımıza bulduğumuz çözümler ve bu çözümlerin değişen koşullara adapte edilebilmesi her alanda başarıyı yakalamak için temel etkenlerden biri olmuştur. Bu bağlamda, İhtiyaçlarımızı gidermekte kullandığımız kaynakların devamlılığını sağlamak, dengeyi korumak oldukça önemlidir.
Hızla gelişen dünyada, sektörler ve bu sektörlerin ihtiyaç duydukları kalemler de değişmektedir. Otomasyon teknolojilerinin gelişmesi sebebiyle, tıpkı geçmişte olduğu gibi, bir zamanlar mevcut olan meslekler ileride kullanılmamaya ve tercih sebebi olmamaya başlamaktadır. Bunun sebebini anlamak ise zor değil. Bir yerde arz ve talep dengesi kurulmadıysa doğal olarak talep kendi arzını yaratacaktır. Örnek vermek gerekirse eskiden her köşe başında bulunan salıncak gibi taşınabilir oyuncaklar, çocukların farklı eğlence kaynaklarına yönelmesiyle beraber günümüzde artık kalmamıştır.
Uluslararası ticaret, bir başka ülkeye mal veya hizmet satmak, klasik tabirle ihracat, günümüz şirketleri için bir seçenek değil, zorunlu satış kanallarından biri haline geldi. Globalleşme, serbest ticaret, dijital dönüşüm, tüm bu kavramlar, iki binli yıllarla birlikte ticaretin doğasını ve etki alanını hızla değiştirdi. Meslekler, ürünler, şirketler hızla değişiyor dönüşüyor. Değişimin hızına ayak uydurmak, varlığını devam ettirebilmek, inovasyon ise bir adım öne geçmek anlamına geliyor.
İhracat yapabilmenin temel şartı satış yapabilmektir. Yurtdışı müşteri bulmak ve ihracatta sürekliliği sağlamak tesadüflere bağlı değildir, etkili, sürekli ve ölçülebilir bir yurtdışı pazarlama stratejisi oluşturmanız gerekir. Son on yıldır, uluslararası pazarlama, ihracat ve ithalat satış geliştirme çalışmaları ciddi oranda dijital platformlara kaydı. Pandemi süreciyle e-pazarlama, ihracatçılar için en önemli satış ve pazarlama kanalı oldu. Şirketlere tavsiyemiz, dijital dönüşüm, web sitesi ve sosyal medya yönetimi, e-reklam ve pazarlama stratejileri kapsamında, profesyonel e-pazarlama ve e-reklam şirketleri ile çalışmaları en azından temel bir iskelet oluşturmak için destek almalarıdır.
Değişen koşullara uyum sağlayabilmek sadece canlılar için değil, aynı zamanda tıpkı canlılar gibi organlara sahip olan ve faaliyet gösteren tüzel kişilikler için de çok ama çok önemlidir.
Dünya her geçen gün daha rekabetçi hale geliyor. Bu sebeple sunulan hizmetler tekdüzleşmeye başlıyor ve bu tekdüzelik müşteriler tarafından ürün veya hizmetin aynı görülmesine yol açıyor. Bunun sonucunda ise müşteriler bir süre sonra en ucuzu seçme eğilimine yöneliyor.
Rekabet analizi, doğrudan ve dolaylı rakiplerinizi, ürünlerini, ürün geliştirme stratejilerini, pazarlama stratejilerini, satış taktiklerini, kısaca rakiplerinizin pazardaki temel faaliyetlerini, mercek altına almanızı gerektirir.
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” veya “birlikten kuvvet doğar” sözleri boşuna söylenmedi. İnsan kapasitesinin sınırlı olduğu düşünüldüğünde, bir insanın her işe yetişmesi veya birden fazla işi aynı anda, istisnalar dışında, gereği gibi yerine getirmesi düşünülemez. Dolayısıyla işbölümü yapmak ve işlerin bir kısmını paylaşmak etkili iş yürütmek isteyen insanlar için oldukça faydalıdır.