“Vakit varken tomurcukları topla. Zaman hâlâ uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir.”
İnovasyonun günümüz dünyasında çok önemli bir yeri olduğu inkâr edilemez. Çünkü yeniliklere ayak uydurmak, işimizi büyütmenin ve kendimizi geliştirmenin en büyük etkenlerinden birisidir. Dolayısıyla yeniliklere ayak uyduramayan ve geride kalan işletmeler değil mevcut büyüklüklerini korumak, zaman içinde sektörden silinecektir.
Yapay zekâ artık sadece bilim kurgu filmlerine veya romanlarına özgü bir şey değil. Teknolojinin her geçen gün gelişmesi, yapay zekâ teknolojilerinin hayatımıza daha çok entegre olmasını sağlıyor.
Girişimcilik, teknolojiyi içinde barındıran ve geliştiren yeni bir iş kurma sürecidir. Girişimciler bir ürün veya hizmeti yaratan, çalışan, bunun için bir organizasyon kuran kişilerdir.
Dünya her geçen gün değişiyor ve bugün sahip olduğumuz bilgiler, yenilikleri takip etmediğimiz sürece bir çırpıda güncelliğini yitiriyor. Teknolojinin gelişmesi, ülkeler arasındaki sınırların her geçen gün önemsizleşmesi, ekonomik ve yasal gereklilikler sebebiyle yapılan işin farklı ülkelerden yürütülmesi ihtiyacı liderliğinde şekil değiştirmesine yol açıyor.
Hayatta bize zorluk çıkaran ve bizi strese sokan birçok olayla karşılaşırız. Ancak bu durum karşısında hemen umutsuzluğa kapılmamak gerekir. Çünkü zorlanan kasların büyümesi gibi zihnimizi ve kabiliyetlerimizi geliştiren asıl şey bu zorluklardır.
Birçok kurumsal şirketin vizyon ve misyonunda yerini bulan sürdürülebilirlik, dünyadaki düzenin aksamadan sürdürülmesi ve kaosun önlenmesi açısından önemlidir. Ayrıca, sürdürülebilirliğin önleyici etkisinin yanında geliştirici etkisi de vardır. Bu doğrultuda, bu yazıda önce sürdürülebilirliğin tanımı yapılacak, sonra türlerinden bahsedilecek ve ardından başarıya olan etkisi tartışılacaktır.
Organizasyonların, mevcut iş yapış biçimlerinden sonuç alamamaları ve bir arayış içine girmeleri halinde, çevik iş yapış biçimini benimsemeleri mümkündür. Çevik organizasyonların çıktılarını; hızlı karar alma; hızlı adaptasyon; hızlı ürün ve servis çıkarma; organizasyon içerisindeki entel kapasite kullanımı ; verimlilik; kalite; hiyerarşinin azalması; empati; işbirliği; takım dinamizmi; belirsizliği yönetme; değişimi yönetme; yatay yapılar, müşteri odaklılık olarak sayabiliriz.
Zorlu Koşullarda Ekip Motivasyonu, Kriz Yönetimi, Sanal Liderlik ve Çevik Liderlik Webinarları tamamlanmıştır.
Krizler, kurumların finansal yapısını tekrar gözden geçirmeleri gereken bir dönemi beraberinde getirmektedir. Kurumların finansal yapısı, krizin etkileriyle nasıl etkilenmiştir? Nakit akışı nasıl bir yönetimi gerektirmedir? Bu soruların yanıtları her bir kurum açısından önemlidir.