Yöneticiler için, güçlü soru sorabilmek önemli bir beceridir. Güçlü soru sormayı bilmeyen yöneticiler, yönettikleri alanlarda, işi kendi üzerine alan, her soruya ve soruna kendi çözüm bulmaya çalışan, akıl veren, yönlendiren ve bir süre sonra da işlerin altında ezilen bir profil çizerler. Bu tarz bir yönetim, ekibinin güçlenmesini destekleyen bir yönetim biçimi değildir. Bu hem yeni yöneticiler hem de tecrübeli yöneticiler için geçerlidir.

Güçlü soru sormak ne demek? Güçlü soru tanımına bakmak gerekirse;
-Sorulan kişiyi düşündüren, derinleştiren, konuşturan sorulardır.
-Basittir, kısadır.
-Açık uçludur.

Açık uçlu soru karşı tarafa evet veya hayır dedirtmeyen, konuyu kapatmayan aksine düşünmeyi ve konuşturmayı sağlayan sorulardır. Açık uçlu sorular ne, nasıl, hangi gibi soru kelimeleriyle başlar. Örnek vermek gerekirse;
Nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsun?
Alternatiflerin neler?
Hangi seçenek amacına hizmet eder?
Kararın ne?
Başka?
Ne istiyorsun?
Bu ve bunun gibi sorular, karşı tarafı kapatmayan, konuşmaya davet eden soru tipleridir. Cevabı evet veya hayır alternatifleri olan sorular ise, kapalı uçlu sorulardır.

Kurumsal dünyada üst yönetim diyaloglarına yüksek bir farkındalıkla bakıldığında, her şeyi bilen ve öğreten değil, iyi dinleyen ve iyi sorular soran kişiler olduğunu görürüz.

Özellikle, ilk yöneticilik yıllarında, çalışanların işlerini kendilerinin yapma yetkinliğini güçlendirecek şekilde yönetilmesi yerine, yöneticinin işi yapma eğiliminde olması, yöneticiyi bazen başarısızlık endişelerinden koruyabilir. Yeni yönetici, eski başarılı günlerini hatırlar ve yönetici olmadan önceki işlerine kaçışlar olur. Yapmış olduğum bireysel danışmanlıklarda gözlemim, yöneticilerin özellikle orta kademe yöneticilerin, işi yaptırma konusundaki yetkinliklerini güçlendirme yerine, işi yapma konusunda ki gayretlerinin devam ettiği yönündedir. Bu durumda karşılaşılan durum, potansiyelini kullanmayan, motive olamayan özetle yetkin olmayan bir ekibin yönetilmeye çalışılması gayretidir.

Motivasyonda temel unsurlardan biri, çalışan kişinin karar noktasında olmasıdır, iş sahiplenmesidir. Bunun olmadığı bir yönetim biçiminde, yapılan motivasyon çalışmaları yeterli değildir. Yöneticinin güçlü soru sorma becerisi, ekibin kendi işini yönetebilme becerisini ve güçlenmesini sağlar. Bu da doğal olarak yöneticinin gerçek anlamda yöneticilik yapmasını, yönetsel yetkinliklerini deneyimleme ve pozisyonunda güçlenme sonucunu doğurur. Ekibin yetişme sürecinde yönetici, deneyimlerini, başarılı iş yapış biçimlerini ekibine aktarır. Ancak, daha birinci adımda her konuya çözüm bulmak yerine ve/veya yöneticinin işi kendisinin yapması, yöneticinin soru sorma yetkinliğini güçlendirmez.

Güçlü soru sorma yetkinliği bize toplumsal bir miras değildir. Akıl verme, doğruyu anlatma, çözümü anlatma yöntemi bize mirastır. Dolayısıyla, “Güçlü Soru Sorma” başlığına bakmak, iş hayatında faydaları neler olabiliri uygulayarak değerlendirmek, işe yarıyorsa kullanmak verimli çalışma açısından fayda sağlar.

Yöneticilerin soru sorma becerilerini güçlendirmenin sağladığı sonuçları verimli çalışma, stratejik çalışma, sistematik çalışma, yüksek motivasyon ve finansal performansta artış olarak özetleyebiliriz.